Bileşim (4) |
Miktar (Oto) |
| Su | 35-42 |
| Yağ | 24-38 |
| Ham Protein |
1 .9-2.5 |
| Ham Selüloz |
1.7-2.0 |
| Kül (MineralMadde) |
6.0-9.0 |
| Karbonhidratlar |
2.8-6.2 |
| Polifenoller | 1 den az |
| Aromatik Maddeler | 1 den az |
| Renk Maddeleri | 1 den az |
| Enzimler | 1 den az |
| Alkoloidler | 1 den az |
| Pektinler | 1 den az |
Zeytinyağı “Sıvı Altın”, “Sarı Altın”, “Eritilmiş Güneş” olarak da isimlendirilmiştir.
Akdeniz ülkelerinde yüzlerce yıldır kullanılıyor olmasına rağmen Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa ülkeleri ve Avusturyalılar zeytinyağına ilaç olarak bakmışlardır.
Zeytinyağının dünyada ilk kullanılışı, aydınlatma yakıtı ve ilaç olarak kullanılması olmuş, yemeklik yağ olarak tüketilmesi daha sonra gerçekleşmiştir. 16. yüzyılda da Anadolu’da aydınlatmada kullanılmış olup yemeklerde kullanılmasına rastlanmazdı. Yemekler tereyağı ile pişerdi.
Zeytinyağı, diğer yağlara göre pahalı, ancak tıbbi yararları olan bir yağdır. Sağlık yönünden çok önemli faydaları vardır. Bu bakımdan “Tıbbi Yağ” ve “Gençlik Iksiri” olarak da isimlendirilir. Zeytinyağı, kalbin dostu bir yağdır.
Zeytinyağındaki tekli doymamış yağ asitleri, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür, yararlı kolesterolü (HDL) yükseltir. Zeytinyağında ayrıca E vitamini, karoten ve polifenoller gibi çeşitli antioksidan maddeler bulunur.
% 73.9 oranında tekli doymamış yağ asitleri, 0/0 13.5 oranında doymuş yağ asitleri, 0/o 8.4 oranında çoklu doymamış yağ asitlerini içerir.
En iyi zeytinyağı, ısının uygulanmadığı ve sadece mekanik preslemenin kullanıldığı ilk prreslemede elde edilir. Buna “Soğuk preslenmiş yağ”, “Ekstranatürel yemeklik yağ” denir.
Zeytinyağı, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde tüketilebilen bir yağdır.
1. Naturel Zeytinyağı
a. Ekstra Naturel Sızma: Asitlik maksimum 1 g/10c
b. Naturel Birinci Sızma: Asitlik maksimum 2 g/lOOg
c. Naturel lkinci : Asitlik maksimum 3.3 g/lOOg
2. Rafine Zeytinyağı
Rafinasyon işlemine tabi tutulmuş zeytinyağı
3. Riviera Zeytinyağı
Naturel ve Rafine zeytinyağlarının karıştırılmasından elde edilir.
Yüzyıllardır sıcak yaz günlerinde hafif ve serin bir yemek için zeytinyağlılar ideal bir ter cihtir. Zeytinyağı en kolay hazmedilen yağdır.
Ege ve Marmara bölgeleri, özellikle kıyı kesiminde, bölge insanlarının zeytinyağı ile birlikteliği, sabah kahvaltısında başlar. Sabahları sofraya bir çanak zeytinyağı getirilir. Üzerine kekik ve kırmızı biber atılır ve kızarmış ekmek banılarak yenir. Yine bütün yörelerimizde zeytin çeşitleri, kahvaltı sofralarının değişmez yiyeceklerindendir. lftar sofraları da zeytin ile açılır.
Zeytinyağlı yemekler, dünyada “soğuk başlangıç” yemekleri kategorisinde değerlendirilse de bu sınıflandırma Türk Mutfağı için uygun değildir. Çünkü zeytinyağlıları yemeğin başında ve az miktarda yemek bizim yemek alışkanlıklarımıza uymaz. Ülkemizde zeytin yağlılar ana yemek olarak kabul edilir. Sadece bizim soframızda “zeytinyağlılar” diye anılan yemekler vardır.
1. Bastı Zeytinyağlılar
Sebzelerin birbirleri üzerine dizilerek, bastırılarak pişirilen yemeklerdir.
2. Tepside Pişen Zeytinyağlılar
Şekilleri bozulmasın diye tepsiye dizilerek (bastırılarak) pişirilen yemekler. Patlıcan, imam bayıldı bu tür yemeklerdir.
3. Zeytinyağlı Dolmalar
Asma yaprağı, biber, lahana, domates, pazı, labada gibi sebzeler, pirinç, soğan, dolmalık fıstık, kuşüzümü gibi malzemelerden değişik şekillerde hazırlanan iç ile doldurulurlar. Bu yemekler hiç su kalmayıncaya kadar pişirilirler.
4. Pilakiler
Bol soğanla pişirilen havuç, patates gibi malzemeler katılan zeytinyağlı yemeklerden olan pilakilerde çoğunlukla sarımsak da kullanılır. Barbunya, fasulye ve balık pilakisi gibi.
Hangi çeşit zeytinyağlı dolma olursa olsun, dolma içi ne kadar taze olursa o kadar güzel olur. Zeytinyağlı dolmalar, içinde hiç su kalmayıncaya kadar pişirilmeli, mümkün olduğu taktirde taze yenmelidir. Çünkü dolma içinde bulunan pirinç buzdolabında durdukça sertleşir .
Kızartmalarda zeytinyağı
Zeytinyağı, yüksek oleik asit içeriğinden dolayı, yüksek kızartma sıcaklıklarında bozulmadan kalır. Kızartma işleminde zeytinyağının diğer bir özelliği, kızartma sırasında diğer yağların aksine gıdanın içine girmemesi, sadece yüzeyde kalmasıdır.
Zeytinyağı karşıtlığı
Sıvı yağ ihtiyacını karşılamak için 1960’lı yıllarda hükümetlerin sağladıkları yüksek tarım teşvikleri ile ayçiçek üretimi Türkiye’de bir patlama yaptı.
Ayçiçeğinin kokusuz oluşu ve yüksek ateşte daha geç yandığının söylenmesi sonucu kızartmalardan zeytinyağının çıkarılmasına yol açtı. Ayçiçek yağının daha sağlıklı olduğu yolunda anlamsız ve bilim dışı açıklamalar yapıldı. Böylece zeytinyağının “Ağır’ ve “Sağlıksız” olduğuna inanan kuşaklar yetişti. Zeytinyağlı yemekler, ayçiçek, mısırözü vb. gibi yağlarla pişirilmeye başlandı. Bu yağlarla yapılan yemeklere zeytinyağlı denilir oldu. Bundan dolayı bugün ‘zeytinyağlı yemek” denmiyor, “soğuk yemek” deniliyor.
Zeytinyağının bugün bile bir ölçüde egemenliğini sürdürdüğü alanlardan biri olan salatalarda bile ayçiçek yağı kullanılır oldu.
Güzelim tadı ve kokusu olan zeytinyağı, tatsız-kokusuz yağlara tercih edilir olmuştur.
21. yüzyıl beslenmesinde Tıbbi Beslenme ön plana çıkacaktır. Bu beslenmede zeytinyağının rolü artacak, zeytinyağına bir “haç Gıda” olarak bakılacaktır. Akdeniz Mutfağı da daha önem kazanacaktır
Günümüzde gıdalara bir besin aynı zamanda da ilaç gözüyle bakılmaktadır. Pek çok sebze, meyve, ot, bitki ve su ürünlerinin içerdiği kimyasal maddelerin tıbbi etkiler gösterdiği ortaya konulmaktadır. Beslenme ile bir çok hastalıktan korunma mümkün olmaktadır. Günümüzde “Koruyucu Beslenme”, “Tıbbi Beslenme” kavramları ortaya çıkmış ve “Tıbbi Gıdalar”, “Fonksiyonel Gıdalar” geliştirilmiştir.
21. yüzyıl yemeklerinin özellikleri
1. Yemeklerin daha bilimsel metotlarla hazırlanması
a. Yemeklerin emniyetli olması,
b. Yemeklerin besleyici değerine önem verilmesi.
2. Yemeklerin sanat düzeyinin daha da yükseltilmesi
Mutfak kültürü “Tat Alma Sanatı” olarak da nitelendirilmektedir. Yemeklerin rengi, koku su, tadı ve görünüşü önem kazanmaktadır. Bu özeliiklere sahip yemekler “Kültür Şahaseri” olarak tanımlanır.
3. Yemeklerin insan sağlığının korunmasına daha faydalı olmasıdır .
Bu özellikler içinde 21. yüzyılda zeytinyağı daha önemli bir duruma gelecektir.
En düşük koroner kalp hastalık oranı Girit’te, en yüksek rastlanma oranı ise Finlandiya’da görülmüştür. Her iki toplumda toplam kalorinin neredeyse 0/0 40’ını yağ alımı oluşturmasına rağmen tipik Akdeniz diyeti uygulayan Girit’te gelen tek çifte bağlı doymamış yağ asitlerinin hakimiyeti diyetin odak noktasıdır.
Akdeniz diyetinin temel prensipleri ;
Sonuç
1. Zeytinyağı doğal haliyle hiçbir işlem görmeden kullanılabilen tek yağdır. Diğer yağlar ancak rafine edildikten sonra yemeklik yağ olarak kullanılabilirler.
2. Yemeklik yağlar içinde insan beslenmesi ve sağlığı için en uygun yağ zeytinyağıdır.
3. Zeytin ağacı, mukaddes bir emanet gibi korunmalıdır.
4. Türk Mutfak Kültüründe zeytinyağlı yemekler korunmalı ve geliştirilmelidir.
Dr. Eren Akçiçek
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği
Prof. Dr. Semih Ötleş
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü
Bu yazı 357 kez okundu...