Gömeç Yerleşimi Kimlik Yapısı

Yazdır PDF

ÖZET

Geçmişten bugüne Gömeç’te yaşanan sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik dönüşüm, geleneksellik/çağdaşlık olguları arasında ilerleyiş ve bu oluşumların kimlik gelişim ve değişim sürecinde meydana getirdiği sorunlar Gömeçlilerin görüşlerini içeren bir anket çalışmasıyla ortaya konulmuştur.

1. GİRİŞ

G
ünümüz kentleri çok hızlı bir değişim yaşamakta; bu değişim, fiziksel yapıda, betonlaşma, tarihi değerlerin yozlaşması ve yaşanılan mekanların her geçen gün daha da kalitesizleşerek, kent kimliğinin ve imajının bozulması şeklinde kendini göstermektedir. Yaşam ortamlarının bu denli olumsuz gelişmelere maruz kalması, teknolojik gelişmelerin çok hızlı seyrettiği günümüzde, kentsel yaşamın amaçları ile ters düşmektedir. Oysa insanın refahı için çalışan her türlü günümüz teknolojisi kentsel yaşam ortamlarının ilerlemesi yönünde hizmet etmelidir.

Alian Jacobs ve David Appleyard (1987) ‘Bir Kentsel Tasarım Bildirgesine Doğru’ başlıklı yazılarında kentsel yaşamın amaçlarını:
  • Yaşanabilirlik,
  • Kimlik ve denetim,
  • Içtenlik ve anlam,
  • Topluluk ve kamu yönetimi,
  • Kentsel (kendine) güven,
  • Herkes için bir çevre
olarak sıralamakta, bunların tümü de ‘birlikte yaşanabilir mekan’ kavramını ifade etmektedir.

Her türlü çirkinleşme ve yabancılaşma engellerinin aşılarak kentsel mekanın nitelik ve özgünlüğünün korunabilmesinde, kentsel tasarım yaklaşımı, kolaylık ortamı oluşturan bir araç olarak belirmektedir. Kentsel tasarım; tarihsel ve kültürel değerlerin yoğun olduğu eski yerleşim alanlarındaki kent mekanlarının korunması, yaşatılması, geliştirilerek gelecek kuşaklara iletilmesinde, kültür dokularının özgün mimarisinin ve sanatsal imajın yorumlanması ve değerlendirilmesinde, önemli ölçüde değişim ve yenileme işlemlerinde tabi kent parçaları ve kent. merkezlerinin planlamasında, özellikle günümüz koşullarında ağırlıklı bir yaklaşım olarak önem kazanmaktadır. Çünkü çevremizde varolan dokular, bir yandan olumsuz ve bilinçsiz tahribatlarla, bir yandan da yeni gelişmeler sonucu yanlış ve eksik oluşturulan karakterleri ile özelliğini ve kalitesini kaybetmektedir. Hızlı ve olumsuz değişimlerle yüklü çevrelerin görsel açıdan olduğu kadar, toplum bünyesindeki yer etmiş simgeleride yok etmeye başladığı, aynı zamanda kültürel uyumsuzluklara neden olduğu da bir gerçektir. Değişim ve gelişim, her toplum için ve dolayısıyla ortaya koyulan ürünler için kaçınılmazdır. Ancak, bu değişimin toplum bünyesiyle uyumu ve o toplum tarafından benimsenmiş, o topluma mal olmuş simgeleri sürdürebilmesi ve en önemlisi kültür olgusunu arka plana’atmaması gerekmektedir.

Hem toplumun kendisi hem de toplumun üyeleri tarafından sahip çıkılan bazı öğelerin imajının devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Çünkü gerek tarihin izlerini taşıyan tarihi öğeler, gerekse doğal öğeler kent kimliğinin korunmasında büyük önem taşımaktadır.

Jacobs ve Appleyard ‘kimlik’ kavramını, kentlinin, yaşadığı çevrenin bir bölümü ile özdeşleşmek isteği buna karşın, kentsel çevrenin de bireysel ve grup olarak kendini açıklamaya yanıt verebilmesi şeklinde ifade etmektedir. Bir mekanın algılanması, o mekanın formuna ve niteliğine bağlıdır. Böyle bir algının en basit tanımının kimlik olduğunu belirten Kevin Lynch (1987), bunu en dar anlamı ile bir yerin anlaşılması, diğer yerlerden ayırt edilebilmesi şeklinde tanımlamaktadır.

Daha geniş bir tanımla kimlik, doğadaki herhangi bir canlıyı veya objeyi başka canlı veya objelerden ayıran, öncelikle onun duyularla algılanan, kendine özgü olma durumudur. Kimlik eşitlik değil daha çok bireysellik, teklik, özgünlük anlamındadır. Bu kendine özgü olma durumu kuşkusuz diğer canlı ve cansız varlıklarla kurulan ilişkilerde anlaşılabilir . Kimlik dinamik bir özellik gösterdiğinden de ğişken bir yapı içerir, bu devinim zaman içerisinde kendini mekanlarda hissettirir .

H. L. Garnham’a göre, bir yerin kimliği başlıca şu 3 bileşenden oluşmaktadır;
  • Fiziksel çevre ve görünüm,
  • Gözlenebilir aktiviteler ve işlevler,
  • Anlamlar ve simgeler.
Bu bileşenlerin karşılıklı ilişki ve etkileşimi, bir yerin kimliğinin oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Gözlenebilir aktiviteler ve işlevler, bir yerin yaşamındaki özellikleri de, aynı zaman dilimi içinde belirlemektedir.

Tekeli (1991)’ye göre kent kimliği, fiziksel çevre ve içinde yer alan yaşam biçimi ile bir bütün oluşturur, yani toplumsal olarak üretilir. Sürekli değişim ve gelişim halinde olan toplum ilişkileri, kent kimliğinin devamlı olarak yeniden tanımlanmasına, üretilmesine neden olmaktadır. Bu nedenle de kent kimliği, tarihten, günümüzden, uluslararası ilişkilerden gelen referanslarla sürekli olarak üretilir. Kent kimliği, oluşumunu toplum kadar tasarımcının da etkilediği, tamamen yeni öğeleri veya, geçmişten öğeleri ya da geçmişteki öğelerin yeniden yorumlandığı kültürel bir olgudur. Güvenç (1991)’e göre kent kimliği geçmişin korunması ile bugünkü kültürün yaşatılmasına bağlıdır. Kent kimliğini, geçmişten geleceğe bir süreklilik olarak algılamak ve kavramak, kenti yaşatmada ilk temel ilke ve önceliktir.

Bir kenti var eden sadece yapılaşma çevresi değildir. Kentin özgün karakterinin oluşmasında, bir kültürün içinde var olan ve yaşayan, aynı zamanda fiziki yapısına da yansıyan, manevi, örfi, ahlaki ve kültürel alt yapısı da etkilidir.

Kentsel kimliği oluşturan öğeleri Lynch ise ‘The lmage of The City’ adlı yapıtında, şu şekil de sıralamaktadır:
  • Yollar,
  • Bölgeler,
  • Sınırlar,
  • Nirengirer,
  • Merkezler.
Kent formunu oluşturan bu beş öğe şehrin imgesini belirlemek için yeterli bir görsel analiz yöntemi olabilir. Insanlar kenti, genellikle bu özellikleri ile bilirler. Bir kent belleklerde resmedildiği sürece kolay ulaşılabilir, iyi gezilebilir bir çevredir. Kent içerisinde yeni gelişmelerin, çevre genel görünümüne, imgesi üzerine olan etkilerini ölçmek gerekir. Bu yeni gelişme, kent ulaşım ağı ile bütünleşebilir, bir bölgenin oluşumunun belirli hale gelmesini sağlayabilir. Sınırlar ise ayırıcı çizgi etkisini güçlendirir, bir simge veya aktif bir merkez olabilir. Yollar, bölgeler, sınırlar, nirengiler, merkezler, bir bütün olarak kent formunun iskeletini oluşturur. Bu ana çerçeve üzerindeki pek çok ayrıntı ve özellik, kente kişilik, anlam kazandırmaya yardım eder. Doğal öğeler veya görsel elemanlar, mimari ve kent formu oluşumlarını etkileyebilirler. Başka bir deyişle, kent içerisinden güzel görünüm olanakları sağlayabilen belli bakış noktaları-vistalar oluşturduğu gibi, yapılar için çok güzel konumlar ortaya çıkarabilir.

Mekanlar, mekana bağlı gereksinimlere karşılık verebildikleri oranda, tanınma, benimsenme, mekana bağlanma, yani kimlik ve kimliklendirme gereksinimlerine de karşılık verebilecektir.
Tarihin kente kazandırdığı kimlik, kentte yaşayanların kente sahip çıkmaları ve kentlilik bilincine erişmeleri ile yaşatılabilir. Kentlilik bilincinin doğal sonucu olan korumaya halkın katılımı, beraberinde kent kimliğinin oluşumunu ve gelişimini getirir. Çünkü yaşanan kentin biçimsel açıdan göstergesi olan mekanlar ve mekan bileşenleri aynı zamanda o kentte yaşayanların kültür birikimlerinin de göstergesidir.

Insanların yaşadığı mekandan hoşnut olabileceği, o mekanla pozitif bağlar kurabileceği bir çevre kimliği oluşturmak için, kişilerin yaşamlarında anlam ve özgürlük, çevrelerinde ise kaliteyi sağlamak gerekmektedir. Çünkü mekanı kullananların hoşnutluk duyabileceği alanlar, çevresel özelliğe sahip olan alanlardır ve kimliğin oluşumunu destekleyecek bir takım özellikler içerir.

Kent, tarihsel süreç içerisinde, doğa-insan ilişkilerinde değişen ve yeniden oluşan, topluma özgü doğal ve yapay her türden öğe ve etmenlerin bütünü olarak ele alındığında, topluma ya da kentin varoluşuna bağımlı kent kimliği de kültürel bir kavramdır. Kent toplumu, tarihini, doğasını açıklamalı ve güçlendirmelidir. Kentin temel öğeleri; kimliği, kültürel yaşamı ya da alanları, tarihi ve geleneksel dokusudur. Kent kimliği, kentin zaman boyutun da -sürekli ya da kesintili- değişik kültür katmanlarının üst üste birikimi ile oluşur ve korunur.

Toplumların süreç içerisindeki tüm etkinlikleri sonucu ortaya çıkan ve yapısını yansıtan sokak, meydan, konut gibi öğelerin yer aldığı çevreler de kültürel çevre olgusunu dile getirir. Geçmişte sahip olduğumuz ancak günümüzde kaybolmaya başlayan ve toplumumuzun kültürel yapısını yansıtan bu gibi çevreler yerini monoton ya da karmaşık çevrelere bırakmaktadır ki, bu da kültür belirsizliğine neden olmaktadır. Dolayısıyla, insan faktörü ile ortaya çıkan farklı yaşam biçimleri, farklı kültürler ve kültürel çevre olguları günümüz kentsel alanlarında kaybolmaya başlamaktadır.

2. Materyal ve yöntem

A
raştırma materyal ve yöntemini, araştırma alanı ile literatür çalışmasını takiben ilgili etüt, gözlem ve fotoğraflar ile araştırma alanında yapılan anket çalışmaları oluşturmaktadır.

Bu araştırmada Gömeç yerleşiminin kimlik potansiyeli ortaya konmuş olup, geçmişten günümüze Gömeç’te yaşanan sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel değişimlerin mekanlara ve burada yaşayanlara olan etkileri ve kent kimliğinin değişimine olan yansımaları anketler yardımı ile saptanmıştır. Kimlik oluşumuna etki eden faktörler çerçevesinde, toplumsal yaşama sahne olan kentsel mekanların analizi yapılarak, geçmişten günümüze Gömeç’te yaşanan kentsel değişimin kent halkı üzerindeki etkileri ortaya konmuştur. Toplumsal yaşamdaki özel ve kamusal aktiviteler arasındaki dengelerden yola çıkılarak, aralarındaki dengenin mekanlara olan farklı etkileri ve bu etkinin kent kimliğine olan yansımaları incelenmiştir.

3. Araştırma bulguları

A
raştırma kapsamında yapılan anket çalışmalarına 116’sı (% 68,2) bay, 54’ü (°/o 31.8) bayan olmak üzere, farklı yaş gruplarından ve eğitim düzeyinden, toplam 170 kişi katılmıştır. Ankete katılanların % 80.6’sı Gömeç’in yerlisinden oluşurken, geri kalan kısmı ise Gömeç’in yerlisi olmayıp Gömeç’te yaşayan kişilerden oluşmaktadır.

Anket çalışması; ankete katılan kişinin yaş, eğitim, iş durumu vb. ile ilgili genel soruları içeren 1. bölüm ile Gömeç yerleşimi kimlik yapısını belirleyici, Gömeç’le ilgili özel soruların sorulduğu 2. bölüm olmak üzere iki bölüm ve toplam 15 sorudan oluşmaktadır.

Yapılan anket çalışmaları değerlendirildiğinde ankette bulunan “Gömeç’e sizi bağlayan nedir?” sorusuna ankete katılanların % 3 ak, % 23.5’i iş yanıtını verirken, 0/o 27.6’sı ise her hangi bir sebep belirtmemiştir. Geri kalan 0/o.14.8’liklerin cevapları ise Gömeçli olmak, doğal güzellikler, sakin olması, sevmek vb. oluşmaktadır.

Grafik 1 Gömeçlilerin Gömeç’te yaşama sebepleri.

Ankete katılanların Gömeç’te yaşamaktan memnuniyet durumları sorulduğunda 0/0 75.6’sı ‘memnunum”, % 21 .8’i “memnun değilim” yanıtını verirken 0/0 2.6’sı herhangi bir yorumda bulun mamıştır.

Imkanınız olsaydı Gömeç’ten ayrılmayı düşünür müydünüz?” sorusuna 80 kişi (°/o 47) “ayrılırım’, 59 kişi (% 34.7) “ayrılmam” yanıtını vermiştir. Geri kalan 31 kişi (% 18.3) ise cevap vermemiştir. Bu soruya “ayrılırım” yanıtını veren 80 kişiye ayrılma nedenleri sorulduğunda, bu kişilerin % 46.25 oranındaki büyük çoğunluğu sosyal-fiziksel olanaksızlıkları ayrılma sebebi olarak göstermiştir. % 23.75’lik bir kısım ise bu soruya “iş olanaksızlıkları" yanıtını vermiştir. 0/0 15’lik bir kısım tarafından ayrılma nedeni olarak bakımsızlık, sevmemek, yeni yerleri görme isteği, insan ilişkileri vb. farklı yanıtlar verilmiştir. Imkanım olsaydı ayrılmayı düşünürdüm yanıtını verdiği hal de bir sebep göstermeyenler ise % 15’lik bir paydayı oluşturmuştur .

Ankete katılan 170 kişiye geçmişe dair özledikleri herhangi bir öğe olup olmadığı sorulduğunda % 82.3’lük büyük bir çoğunluk özledikleri herhangi bir şey olmadığını belirtirken, 0/0 11.7’lik bir kısım ise geçmişe dair insan ilişkilerini özlediğini söylemiştir. 170 kişinin % 6’lık dilimini oluşturan 10 kişiden bu soruya büyük pazar, bayram yeri, sinema, eski hamam, kesilen meşeler, eski Gömeç yerleşimi vb. yanıtlar gelmiştir.

Grafik 3. Gömeç’te özlenen öğeler.
 
Çalışmanın çıkış noktasını oluşturan, kent kimliğini yansıtan simgesel oluşumları belirlemeye yönelik, Gömeç’i tanımlayan öğeleri ortaya çıkartmak amacıyla, ankete katılanlara “Ankara denilince akla Anıtkabir ya da Kızılay Meydanı, Istanbul denilince Taksim Meydanı ya da Boğaziçi Köprüsü, Izmir denilince Saat Kulesi ya da Fuar geliyorsa, Gömeç denilince aklınıza gelen şey nedir?” şeklinde bir soru yöneltilmiştir. Bu soruya verilen cevaplar değerlendirildiğinde ankete katılanların büyük çoğunluğu Gömeç’i simgeleyebilecek 3 öğenin her 3’ünü de belirtmekte güçlük çekmişlerdir. Katılımcıların 0/0 53.5’lik büyük çoğunluğu 1. öğe olarak Atatürk Kayalıkları’nı gösterirken, 0/0 12.9’u sahili (Gömeç sahili), % 8.8’i zeytini ve % 5.9’u da Gömeç Parkı’ı (Şehit Hv. PIt. Ütğm. Sadettin Baycan Parkı) göstermiştir. % 11 .8’lik bir kısım ise Gömeç’i simgeleyecek herhangi bir öğe söyleyememiştir. 2. öğe olarak ise ankete katılanların % 20.6’sı sahili 0/0 8.8’i zeytini, % 4.7’si de Kayahan (Açar)’ı göstermiştir. 0/0 34.7’lik büyük bir kısım ise herhangi bir öğe belirtmemiştir. 170 kişinin 0/0 62.3’lük dilimini oluşturan 106 kişi 3. bir öğe söyleyememiştir. Geri kalan % 9.4’lük bir kısım 3. öğe olarak sahili, % 3.5’lik bir kısım zeytini, % 5.3’ ise Gömeç parkını göstermiştir.
 

Kent kimliğini oluşturan en önemli öğelerden biri olan merkez kavramının Gömeç’te mevcudiyetini sorgulamaya yönelik olan “Sizce Gömeç’in merkezi neresidir?’ sorusunda katılımcıları
0/0 70.6’lık büyük bir bölümü Cumhuriyet Meydanı’nı merkez olarak gösterirken,0/0 17’si bu soruya ‘çarşı’ yanıtını vermiştir. Gömeç merkezi olarak Belediye binasını gösteren kişiler 0/0 7’lik  dilimi oluşturmaktadır. Geri kalan 0/0 5.4’lük bir azınlıktan ise Atatürk Caddesi, 6 Eylül Caddesi, park, pazaryeri, merkezi yoktur vb. yanıtlar gelmiştir.

Gömeç merkezinin ve yakın çevresinin kamusal dış mekan kullanım potansiyelini saptamaya yönelik “Tatil günlerinde en çok nerelere gidersiniz?’ sorusunu 0/0 32.3’lük bir kısım sahil, 0/0 18.22’lik bir kısım şehir dışı şeklinde cevaplandırırken, bu soruya 0/0 30.6’lık bir çoğunluk ise gitmiyorum” yanıtını vermiştir 0/0 11 .7’lik bir kısımdan ise Gömeç parkı yanıtı gelmiştir. % 7.2’lik dilimi oluşturan 12 kişiden; büyük çınar (Soğuk su), Gönülevi, futbol sahası, Sabahattin Ali Okumaevi, kahve gibi farklı yanıtlar gelmiştir.

Grafik 4. Gömeç’te tatil günleri gidilen yerler.

Gömeç’teki mekanların kullanıcılar için önem derecelerini ortaya koymaya yönelik ‘Gömeç’in en önemli yeri neresidir?” sorusuna 32 kişi (0/0 18.8) Gömeç Parkı, 29 kişi (% 17) sahil 18 kişi (0/0 10.6) çarşı, 16 kişi (0/0 9.4) Atatürk Kayaları cevabını verirken, 40 kişi (% 23.5) “önemli bir yeri yoktur” cevabını vermiştir.Geriye kalan 35 kişi (0/0 20.7) ise Cumhuriyet Meydanı, belediye binası, sanayi, Yaya Mahallesi, Atatürk Caddesi, 6 Eylül Lisesi Binası, spor tesisleri, Sabahattin Ali Okumaevi, Gönülevi, kamu binaları, merkez, tüm Gömeç yanıtlarını vermiştir.

Grafik 5. Gömeç’te en önemli yerler.

Gömeç yerleşimindeki mevcut kamusal dış mekanların hoşlanılabilirlik düzeyini saptamak amacıyla ankete katılanlara “Gömeç’in en sevdiğiniz/sevmediğiniz yeri neresidir?" sorusu yöneltilmiştir. Bu soruya kullanıcılar tarafından farklı yanıtlar verilmiştir. Belirtilen mekanlar arasında en sevilen yer olarak 34 kişi (% 20) ile Gömeç parkı ilk sırayı alırken, sevilmeyen yerler arasında ise ilk sırayı bakımsız mahalleler (% 5.9) ve kanallar (% 5.9) almıştır. Bu mekanları takiben en sevilen yerler olarak sahil (% 12.3), tüm Gömeç (% 10.6), sevdiğim bir yer yok (% 38.2), Cumhuriyet meydanı, çarşı, açık alanlar, Mithatpaşa Mahallesi, Gönülevi, spor tesisleri, Atatürk Caddesi, büyük çınar, Atatürk Kayaları, Sabahattin Ali Okumaevi yanıtları verilmiştir.

Grafik 6. Gömeç’te en sevilen mekanlar.

Kullanıcılar tarafından; atık alanı, mezarlık, Cumhuriyet meydanı, bakımsız evler ve sokaklar, kahve, sahil, park, merkez, kent girişi, meyhane sevilmeyen yerler olarak gösterilmiştir. %4.İ’Ijk bir kısım ise tüm Gömeç’i sevmediğini belirtmiştir.

Grafik 7. Gömeç’te sevilmeyen mekanlar.

Gömeç’te gereksinim duyulan mekanların ve öğelerin yeterliliğinin tespiti için sorulan ‘Kentsel yaşam içinde Gömeç’te nelerin eksikliğini duyuyorsunuz?” sorusuna ankete katılanların büyük çoğunluğu (% 57.6) altyapı eksik!iğini cevap olarak verirken, bu cevabı % 11,1 ile sosyal tesisler, 0/0 9.4 ile eksikliği yok cevabı izlemiştir. 0/0 21 .9’luk kısmın kentsel yaşam içerisinde eksikliğini duyduğu öğeler iş, kültürel etkinlik, çeşitli kamusal mekanlar, bakım, uygun yerleşim, meydan düzenlemesi, üst/alt geçit, ulaşım, gelişmişlik ve her şey olarak farklılıklar göstermiştir.

Grafik 8. Gömeçte eksikliği duyulan öğeler.
Sevilmeyen öğeler
Eksikliği duyulan öğeler 

4. SONUÇ VE ÖNERİLER

B
ir kente kimliğini veren öğeler aynı zamanda kentliyi o mekana bağlayan öğelerdir. Bu husustan yola çıkarak anket çalışmaları doğrultusunda yapılan değerlendirilmelerde Gömeç’te yaşayan kişileri Gömeç’e bağlayan en önemli unsur ağırlıklı olarak iş sebebidir. Ankete katılanların bir çoğu Gömeç’te yaşıyor olduğu halde, Gömeç’e kendilerini bağlayan nedenin ne olduğunu bilememektedir. Ankete katılan bayanların ise büyük çoğunluğu Gömeç’te yaşama sebepleri olarak ailelerinin orada olmasını göstermişlerdir. Tüm bu verilerin ışığında Gömeç yerleşiminde kentliyi bağlayıcı yeterli bir kimlik yapısının oluşmadığı ortaya çıkmıştır.

Eski yerleşim dokusunun sahip olduğu mekansal oluşumların yok olması, eski yerleşim kimliğinin de yok olmasına neden olmaktadır. Kimliksel niteliğe sahip mekansal, tarihsel ve toplumsal öğelere duyulan gereksinim önemi Gömeç’te özlenen öğeler sorusuna verilen cevaplarda ortaya konulmaktadır. Gömeç’te yaşayan kişilerin geçmişe dair özledikleri ve hatırladıkları büyük Pazar, bayram yeri, sinema vb. mekanlar olduğu halde, büyük bir çoğunluğun özlediği bir öğenin olmayışı Gömeç yerleşiminin tarihsel süreç içerisin de yerleşik bir mekansal kimliğinin yeterince oluşmadığını göstermektedir.

Bir kentin sosyal ve kültürel kimlik kazanmasında çeşitli kamusal dış mekanlar gibi mekansal örgütlenmelerin gerekliliği açıktır. Bu tür örgütlenmeler kent insanının içe dönük yaşamının dışa yansıtılarak sosyal yaşama kazandırıldığı yaşam mekanlarıdır ve bu mekanlar kentlinin kente yüklediği anlamları içerir. Bu bağlamda Gömeç yerleşimine bakıldığında Gömeç sahili ve parkı, yoğun kullanımların olduğu mekanlardır. Ancak büyük çoğunluğun şehir dışını tercih etmesi ve bu tür mekan kullanımlara iştirak etmemesi Gömeç’te kentsel kamusal mekanların kimlik oluşumunda yetersizliğini ortaya koymuştur.

Kent mekanları, kentlilerin zihninde oluş turduğu anlamlara paralel olarak önem kazanmaktadır. Anlam ile kullanım arasındaki bağ da insan-mekan etkileşiminin sıklığı ile güçlenir. İnsan-mekan etkileşimindeki bu sıklık, kentlinin mekanlara verdiği önem derecesi ile ilişkilidir. Bu paralelde Gömeç halkının önemli gördüğü mekanlara ağırlıklı olarak, Gömeç parkı, çarşı, Gömeç sahili, Atatürk Kayaları örnek olarak gösterilmiştir. Gömeç’te önemli bir yer olmadığını düşünenler de diğer ağırlıklı kesimi oluşturmaktadır.

Kullanım ile önem arasındaki ilişkinin devamı niteliğindeki sevmek olgusu, o mekanın kullanıcılar tarafından tanınmasında, tanınma da bilişsel kimliğin oluşmasında etkilidir. Bu durum, Gömeç özeline indirgendiğinde Gömeç parkı, Gömeç sahili, çarşı vb. kamusal mekanların Gömeçlilerce en sevilen mekanlar olarak belirtildiği görülmüştür. Tüm Gömeç’i sevdiğini söyleyenler ile sevilen bir yeri yok diyenler diğer önemli bir kesimi oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra sevilmeyen yerler olarak çoğunluk belirli bir mekanı belirtmemiştir.

Sosyal ve kültürel kimliğin oluşumunda öncelikle kentteki temel gereksinimlerin karşılanmış olması gerekmektedir. Bu bağlamda Gömeç yerleşiminde en büyük eksikliğin alt yapı olduğu konusunda hemen hemen tüm kentli hemfikirdir. Buna ek olarak Gömeçli bayanlar sosyal tesislerin eksikliğini duyduklarını anketlere verdikleri yanıtlarda göstermişlerdir.

Bir kente kimlik kazandıran en önemli öğelerden birisi de kente özgü, kent ile özdeşleşmiş fiziksel ve sosyo-kültürel simgelerdir. Bir bireyin tanınmasında dış görünüşü, davranışları nasıl etkili ise, bir kentin ya da mekanın kullanıcılarca/ yaşayanlarca algılanmasında ve imgelenmesinde kentin fiziksel özellikleri kadar kullanıcılara mekanların ifade ettiği sosyal ve kültürel değerler de önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Gömeç yerleşimine simge olabilecek en önemli öğenin Atatürk kayaları olduğu kullanıcıların büyük çoğunluğu tarafından belirtilmiştir. Bu simge özelliği de Gömeç Belediyesi logosuna yansımıştır.

Araştırma sonucunda Gömeç’in kendine özgü bir kimlik yapısının henüz net olarak oluşmadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonucu ankete katılanların sorulara verdikleri yanıtlar da desteklemiştir.

Anketlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen veriler ışığında Gömeç ilçe Sahili kıyı rekreasyonuna kazandırılmalı fakat kıyı bölgesinde doğal yapıyı olumsuz etkileyecek aşırı oranda ikinci konut gelişimine izin verilmemelidir. Turizm kimliği kazanma çabası içinde olan ilçenin, sahip Olduğu doğal yapının yani denizin ve bitki örtüsünün potansiyeli gözardı edilmemeli, deniz turizmi teşvik edilmelidir.

Izmir-Çanakkale (E87) karayolundan ilçeye giriş, simgesel öğeler kullanılarak vurgulanmalı ve bu kısımda farklı çekim noktaları yaratılmalı, Gömeç ilçesinin karakterini yansıtacak ve öne çıkaracak mimari ve kültürel öğeler bulundurulmalıdır.

E87 karayolu üzerinde, Gömeç’ in simgesi durumundaki Atatürk Kayaları’nı izleme amaçlı oluşturulan noktaların, seyre uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. Yerleşim içinden geçerken, kent içinde görsel kirliliğe yol açan ve Atatürk kayalarının simgesel özelliğini perdeleyen öğeler kaldırılmalıdır. Ayrıca ilçenin tanıtımında ve kimliğinin oluşumunda etkin rol alacağına inanılan Atatürk Kayaları daha da ön plana çıkarılmalıdır.

Geçmişe duyulan saygının, bugünün ve geleceğin oluşumunda temel olacağı unutulmamalı, bu düşünceden yola çıkılarak Kurtuluş savaşı sırasında Ali Çetinkaya yönetimindeki Türk ordusunun, Kurtuluş mücadelesini simgeleyen bir anıtının inşası ile, Gömeç’ in bu mücadeleye katılımının hatırlatılması tarihsel kimliğin ortaya konmasında önemlidir.

Bununla birlikte tarihsel kimliği yansıtan eski yapılar korunmalı, yeni yapılarda ise bu tarihi izler yansıtılmaya çalışılmalıdır. Yerleşimin genel görünümünde hakim olan tarihi konular, yöresel evler vb. tarihsel doku, sokak ölçeğinde de devam ettirilmeli, tarihsel kimliğin bu sokaklarda yaşadığı unutulmamalıdır. Sokak ölçüleri, kullanılan yapı malzemeleri ve tasarımlardaki uyum ile tarihi yapıların bütünselliğinin devamlılığı sağlanmalıdır. Ayrıca yeni yapıların plan tiplerinin eski yapılara uyum sağlamasına dikkat edilmeli, kentin özgün karakterinin yitirilmesine engel olunmalıdır.

Yerleşimde tarihsel kimliği yansıtan en önemli yapı olan 6 Eylül Lisesi binası korunmalı, böylelikle Gömeç’ in tarihsel-doğal değerleri Gömeç halkına kazandırılmalıdır.Gömeç’ in diğer önemli yapılarının da çevrece görülebilirliği sağlanmalı, bu yapıların  tarihi kimliğindeki rolü vurgulanmalıdır.

Kentsel açıklık korunmalı, kent genel  olumsuz etkileyecek çok katlı yapılaşmalar sınırlandırılmalıdır. Doğal ve tarihsel gönümler korunurken doğal yapıyı olumsuz etkileyecek oluşumlar engellenmeli, ilçenin genel görünümünde kendini hissettiren tarım kimliğin devamlılığı sağlanmalıdır.

Tarihi zeytinyağı üretim fabrikaları onarılarak, Gömeç’ in çeşitli kültürel ve sosyal aktivetelerini karşılayacak kamusal mekanlara dönüştürülmeli, bu fabrikalarda öne çıkan turka kiremitli kerpiçten yapılmış yığma tarzı yapıların benzerlerinin Gömeç’ e kazandırılması sağlanmalıdır. Bu fabrikaların  örme bacaları korunarak kente bir simgesel öğe kazandırılmalı, kent kimliğinin tamamlayı olan bu zeytinyağı üretim yerlerinin kentle özdeşleştirilmesi ve kimliksel tanıtımda ön plana çıkarılması gerekmektedir. Bu sayede ölmeye yüz tutan mimari ürünlerin simgeselliği tarihi kimlik biraz olsun geri kazanılmış olacaktır.

Ankete katılanların büyük çoğunluğu Cumhuriyet meydanını merkez olarak gösmelerine rağmen, Gömeç yerleşiminde kentte olması gereken, tören,miting, konser ...vb sosyal ve kültürel aktivite için bir araya gelmelerine olanak sağlaya uygun nitelikte bir kent meydanının bulunmadığı saptanmıştır. Gömeçlilerce merkez olarak nitelendirilen bu alan, kent meydanı tanımına uymamakla birlikte, kentsel odak niteliğinde değildir. Bu nedenle bu alan kent kimliğini yansıtan kent meydan tanımını gerçek anlamda karşılayan bir tasarı Gömeç’e kazandırılmalıdır.

Gömeç yerleşiminde yaşayanlara farklı kış açıları kazandıracak rekreasyonel aktiveteler için mekanlar yaratılmalı, her mevsim yaşanılabilecek her yaştan insana hizmet ve kamusal mekanlar oluşturulmalıdır. Bu anlamda eski yapıların restore edilerek çevresiyle birlikte bu tür kullanımlara dönüştürülebileceği unutulmamalıdır. Gömeçliyi evinin dışına başka deyişle kamusal yaşama, kazandıran aktivitelerin ancak bu tür mekanlarla gerçekleşeceği ve böylece daha yaşanılabilir bir kent karakterinin ortaya çıkacağı da bir gerçektir.

Kent kimliğinin yansıtılmasında önemli rol oynayan mezarlıklardaki tarihi mezar taşları ön plana çıkartılmalı, Gömeç mezarlığında gerek mezarların kıbleye doğru yönlenmeleri gerekse ara yolların daha düzenli bir hale getirilmeleri konusunda gerekli çalışmalar yürütülmelidir.

Insan-mekan etkileşiminin kamusal dış mekanlara yansımasının kent kimliğinin oluşumunda en önemli etken olduğu unutulmamalıdır. Bu yönde toplumun gereksinimlerini karşılayan mekanların toplumun bir parçasını yansıtacak simgesel öğeleri barındırması, mekanın sahiplenilmesinde ve aidiyet duygusunun oluşumunda önemlidir. Bu bakımdan kent kimliğini yansıtacak kamusal dış mekanların Gömeç yerleşiminde yapılacak çalışmalarda hayata geçirilmesi gerekliliği açıktır.


Prof. Dr. Erhan Vecdi Küçükerbaş
Araş. Gör. Barış Kara
Araş. Gör. Emine Malkoç
Aroş. Gör. Hatke Sönmez

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi


Bu yazı 286 kez okundu...

Yorum ekle


Güvenlik kodu


Yenile

GIRIS

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün225
mod_vvisit_counterDün825

5 Misafir, 2 bots  sitede
IP Adresiniz: 38.107.191.104
 ,